KORDON KANI NEDİR?

19.03.2021
114
KORDON KANI NEDİR?

        Bebek anne karnında bulunduğu süreçte besin ihtiyacını göbek kordonu aracılığı ile anne kanından karşılar. Beslenme direk anne damarlarına bağlanarak değil, plasenta yordamı ile olur. Plasentanın en önemli görevlerinden birisi de bebek ile anne arasındaki besin ve oksijen alışverişini sağlamasıdır. 

        Plasenta; Doğumun gerçekleşmesiyle birlikte görevini tamamlamış olur. Doğumdan sonra ne anne ne de bebek için artık gerekmeyen bir doku olmasından dolayı plasenta doğum aşamasında bebekle birlikte rahim yoluyla dışarıya atılır. Kordon kanı ise, doğumdan sonra plasentanın içinde kalan kandır. Bu kan kök hücre açısından bir hayli zengindir.

KORDON KANI NASIL ALINIR?

        Ebeveynlerin kordon kanını saklatma ile ilgili kesin kararı doğum tarihinden en az 2 hafta önce vermeleri gerekmektedir. Bu karara binaen kordon kanının saklatılacağı yaşam bankası ile anlaşmaya varılmalıdır. Ayrıca bu karar gerekli ön hazırlıkların yapılması için kadın doğum uzmanı ile de paylaşılmalıdır. 

        Kordon kanı, doğumu yaptıran hekim tarafından alınmaktadır, aile tarafından istenildiği ve doğum uzmanının uygun gördüğü durumlarda Yaşam Bankası görevlisi de doğuma refakat edebilir. Doğumun sezaryen ya da vajinal yolla olması kordon kanı alım işleminde fark yaratmaz.
        Bebek doğduktan sonra göbek kordonunun bebeğe yakın olan ucuna 2 adet mandal takılır bu mandala “klemp” adı verilir ve göbek kordonu bu iki mandal (klemp) arasından kesilir. Plasenta (eş) içindeki kan, banka tarafından temin edilen özel torbaya alınır.

Plasenta rahimden atılmadan kan alınma işlemi yer çekiminin de etkisiyle daha kolay olmaktadır. Kordon kanı alma işlemi anneye veya bebeğe acı vermez ve doğum sürecini etkilemez. Fazla zaman almayan, yaklaşık 2-3 dakika süren basit bir işlemdir. Plasenta içerisinden ne kadar fazla kan alınabilirse o kadar fazla kök hücre alınmış olacaktır. Alınabilecek kan yaklaşık olarak 60 mililitre civarındadır. Kordon kanının alındığı torbanın içinde kanın pıhtılaşmasını önleyen bir sıvı bulunmaktadır.
        Plasenta içerisinden alınan kanı en geç 24 ile 36 saat içinde Yaşam Bankası’na ulaştırılmalı ve bu süre zarfında kanın oda sıcaklığında muhafazası gerekmektedir. Ortamın aşırı derecede sıcak olmadığı durumlarda buz veya kuru buz gibi soğutucular kullanmamalı, kordon kanı asla derin dondurucuya koyulmamalıdır. 

KORDON KANI NASIL SAKLANIR?

        Uygun koşullar sağlanarak Yaşam Bankası’na ulaştırılan kordon kanı, ilerde olası bir kök hücre naklinde kullanılmak üzere; Kök hücre sayısı, mikrobik tetkikler ve kanın miktarı açısından incelenir. Yapılan bu test ve tetkiklerin süresi 10 güne kadar sürebilmektedir.

        Test ve tetkiklerin neticesinde saklamaya ve kök hücre üretimine elverişli olduğu anlaşılan kordon kanı, bilinen dondurma tekniklerinin aksine farklı teknikler kullanılarak dondurulur ve azot tanklarına yerleştirilerek -196°C’de saklanır. Kordon kanından elde edilen kök hücrelerin saklama süreleri ile ilgili olarak tıbben belirlenmiş bir zaman bulunmamaktadır. 

KORDON KANI HANGİ AMAÇLARLA SAKLANIR?

        Kordon kanının dondurup saklamasının pek çok amacı vardır. Bu amaçların başında, bebeğin ilerleyen zamanlarda kök hücre tedavisi gerektiren bir organın çalışmaması veya doku hasarı gibi bir durum söz konusu olduğunda, doku uyumu olan verici aramaya gerek duyulmaksızın kendisine ait, sağlıklı bebeklik çağında Plasentadaki kordon kanından elde edilen kök hücreleriyle tedavi edilebilmesidir.

        Kişinin kendi doku ve hücreleri ile alakalı uyum sorunu yaşama gibi bir durum söz konusu olmayacağından kordon kanının saklanılması, kişi için önemli bir avantajdır.

        Diğer bir saklanma amacı ise; bebeğin kardeşlerinde ya da yakın akrabalarında karşılaşılabilecek hastalıkların tedavisidir. Kordon kanının yaygın olarak saklanmasına sebep olan gelişme ise; 1988 yılında anemi hastalığı bulunan bir çocuğun ilk kez kordon kanından elde edilen kök hücre ile tedavi edilmesidir.

        Uygun şartlarda saklanılan kordon kanından elde edilen kök hücrelerin hastalıkları tedavideki başarı oranı, kemik iliğinden ayıklanan kök hücreler kullanılarak uygulanan tedavilere göre daha yüksektir.

        Günümüzde kordon kanından elde edilen kök hücreler ile şimdilik 80 civarında hastalık tedavi edilebilmektedir. Dünya genelinde bilim adamlarının yaptıkları yoğun araştırmalar yöntemin kullanım alanlarını hızla geliştirmektedir.

KORDON KANI HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIR?

        Kordon kanı; bebeğin kendisi için kullanılabileceği gibi doku grubu uyduğu takdirde anne, baba ve diğer kardeşlerde görülebilecek olası hastalıkların tedavisi için de kullanılabilmektedir. Bilindiği üzere, doku grubu uyma ihtimali birinci derece akrabalar arasında hayli yüksek bir orana sahiptir. Bu oranın en yüksek olduğu kişiler kordon kanı alınan bebeğin kardeşleridir. Daha sonrasında ise anne ve baba gelir.

TEDAVİDE KÖK HÜCRE KULLANILAN HASTALIKLAR

Kanser hastalıklarının tedavisinde,
Kemik iliği hastalıklarının tedavisinde,
Bağışıklık Sistemi yetersizliklerinde,
Kalıtsal kan hastalıklarının tedavisinde,
Doğuştan gelen metabolik rahatsızlıkların tedavisinde yaygın olarak kullanılır.

        Ayrıca; Kordon kanından alınan kök hücreler ile zarar gören organların eski haline getirilmesi ile ilgili yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Konu ile ilgili yapılan geliştirme çalışmalarında kalp krizi geçiren bir hastaya kök hücre tedavisi uygulanmış ve vücuda enjekte edilen bu hücrelerin kalbin hasarlı bölgelerine yerleşerek kalp kası haline geldiği gözlemlenmiştir.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.